keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Mobilya > Ofis Mobilyası
Dünya ofislerinde Türk mobilyası
Türkiye son on yılda ofis mobilyaları sektöründe hayli yol almış durumda. Dünyada yedinci, Avrupa’da beşinci sıraya yerleşmesi bunun en güzel kanıtı. Yakaladığı hızlı rüzgarın arkasında çağın gereklerini temelden kavrayan ve gelişimini bu gereklilikler etrafında şekillendiren, yenilikçi bir zihniyet anlayışı yatıyor. Sektörde hizmet veren firmalar ve firmaların yöneticileri, aynı zihniyetin ışığında geliştiriyorlar gelecek perspektiflerini.
      Türkiye ofis mobilyasıyla, Türkiye’de ihale alan yabancı kuruluşların ofislerinin döşenmesine ön ayak olan mobilya ustalarının ve tüccarların girişimleri sayesinde 1940’lı yıllarda tanıştı. Ülke ekonomisi harereketlendikçe sektöre verilen önem arttı, ofis mobilyaları çeşitlendi, farklılaştı. 1960’larda bankacılık sektörünün gelişmesi, ofis mobilyası sektörüne de ivme kazandırarak var olan firmaların yenilenmesine yol açtı. Bir süre sonra talep öylesine yoğunlaştı ki yeni yatırımlara gidilmeden aynı tip, aynı model, aynı renk ve hatta aynı malzemelerden ürünler üretildi.
     
     1980’li yıllarda inşa edilen lüks iş merkezleri kurum kimliğinin altını çizerken, özellikle yabancı menşeli kuruluşlar lüks ofislerini sıradan mobilyalarla döşemek yerine, ithalat yoluna gittiler. Nihayet 1990’lı yıllarda açığı gören sektör, kendini hızla gözden geçirerek yeniden yapılandı. Yurtdışından getirilen mobilyaların rengini, tasarımını, yapılabilirliğini inceleyip, olanaklarını genişletti. Bugün sektörde 16 bin kayıtlı firma bulunuyor.
     
     Ofis Mobilyaları Sanayi ve İşadamları Derneği başkanı Adem Yılmaz, bu hızlı gelişimin ipuçlarını sektör çalışanlarında aramak gerektiğini vurguluyor. “Şu anda sektörde ikinci kuşak dediğimiz kuşakla büyüyoruz. İkinci kuşağın çok ciddi artıları mevcut. İkinci kuşak ufku ve bilgisi geniş insanlardan oluşuyor. Dolayısıyla sektör en son ve genç teknolojiyi kullanırken yapılanma sorununu da bünyesine yabancı ortaklar katarak yurtdışında çözmeye çalışıyor. Çünkü maalesef Türkiye’de yan sanayi hala yeterli düzeyde değil. Bununla beraber dış pazarlarda pay almaya başladı.
     
     Bugün Türk ofis mobilyası sektörü 100 ülkeye ihracat yapmakta; dünyada ilk yediye, Avrupa’da ilk beşe girmiş durumda.”
     
     Ofis mobilyaları sektörünün avantajlarından biri de geniş bir kulvarda hizmet verme şansına sahip olması. Bir turizm şirketi de, eğitim kurumu da, hatta hastane ve fabrikalar da hizmet hattının içinde yer alıyor. “Türkiye ofis mobilyası sektörü sadece ofis mobilyası üretmiyor, insanlar bunu yanlış değerlendiriyor. Sektör birkaç kulvarda birden yarışıyor. Masa ve sandalyenin ötesinde kurum kimliği yaratmak önemli. Kreşten üniversiteye, hastanedeki bekleme salonundan ameliyat masasına, pansiyondan 5 yıldızlı otele, fabrikalara dek, hepsine ofis mobilyası sektörü hizmet veriyor.
     
     Tamamen sanayi tarzı teknolojik ürünler üretmekteyiz. Bildiğimiz mobilyalarla bu sektörün üretim hattı çok farklı. Kulvarın getirdiği avantajlar bizi daha yukarılara tırmandırmaya heveslendiriyor” diye açıklıyor Adem Yılmaz.
     
Kaynak: turkishtime.org
Google
Google



Reklam vermek için...