keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Mobilya
Gizli bölmeli mobilyalar...
      Mobi Mobilya’nın kurucusu Raşit Karaaslan (54), organik formlarda, yuvarlak hatlı mobilyalar tasarlıyor. Tasarımlarının organik formları sayesinde birçok fonksiyonu da içinde barındırdığını anlatıyor.
     
     Türkiye’den çok yurtdışında tanınan Karaaslan’ın ürünleri aralarında Amerika, İngiltere, Almanya ve İsviçre’nin de bulunduğu 10 ülkede satılıyor.
     
     Raşit Karaaslan, obje tasarlamaya üniversite yıllarında başladı. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim ve iç mimarlık eğitimi aldı. İkinci sınıftan itibaren endüstri tasarımı rüzgárına kapılarak endüstriyel tasarımla ilgili derslere katıldı.
     
     Eğitiminin ardından çeşitli şirketler için içmekan ve mobilya tasarımları yaptı. Gün geldi, kendi firmasında kendi zevki doğrultusunda tasarım yapmanın daha iyi olacağına karar verdi ve 1983 yılında Bursa’da Mobi Mobilya’yı kurdu.
     
Türkiye çizgileri dünyada ilgi çekiyor
      Raşit Karaaslan birçok tasarımcı ile aynı hayali paylaşıyordu: Yurtdışında tanınmak ve başarılı olmak. Bugün, yurtdışı fuarlarından gelen ilginin ürünlerin çizgisi ve kalitesi üzerinde etkili olduğunu anlatıyor.
     
     İlk olarak 1989 Eylül’ünde Hollanda’nın Utrecht şehrinde Uluslararası Mobilya Fuarı’na katıldı. Ardından Alman Möbel Markt dergisi, tasarladığı bir konsolu "Türk tasarımı" başlığı ile tanıttı. 1994’te Köln IMM Fuarı’nın Design bölümünde yer aldı.
     
     Fuarlar, yurtdışı macerasını tetikledi; Mobi’nin tasarımları 90’ların ikinci yarısından itibaren New York, San Francisco, Miami ve İngiltere’de satılmaya başladı.
     
     Karaaslan, bir ürünün dünyaya hitap etmesi gerektiğini anlatıyor: "Hem Türkiye’de hem de yurtdışında satılacak şeyler üretirseniz, kaliteyi yakalar ve insanların ortak zevkini tasarıma yansıtmış olursunuz.
     
     Bütün ürettiklerimi yurtdışında satabilir konuma geldim. Vitrinde teşhir edilen mobilya üretmek zor iş. Manhattan’da 3. Cadde üzerindeki bir mağazanın vitrininde tasarımımın olması beni çok gururlandırıyor. Yurtdışında beğenilmemin nedenlerinden biri, tasarımlarımdaki çizgi ve detayların Türkiye’den izler taşıması."
     
Organik form doğallığı koruyor
      Mobi’nin 2007 koleksiyonunda yurtdışında çok ilgi gören çalışma masaları, tik mobilyalar, sandalyeler, televizyon üniteleri ve yatak odası takımları var. Güncel tarzdaki ürünler, avangart çizgiler taşıyor.
     
     Koleksiyonun büyük bir bölümü Karaaslan’ın "organik form" olarak tanımladığı yuvarlak hatlardan oluşuyor. Bu formlardaki mobilyalarda ağaçların doğal yapısı ve damarları belli oluyor. Fakat organik form, yer kayıplarını da beraberinde getiriyor. Ama tasarımcı için bir eksi değil, aksine hoşuna gidiyor.
     
     Yer kaybını önlemek için ürünlerine kapak, çekmece, gizli bölme gibi fonksiyonel detaylar ekliyor. Böylece evlerdeki alanlar değerlendirildiği gibi, ürünler de zengin bir görünüm kazanıyor. Gizli bölmelere puro, kalem, DVD ve notlar koyabiliyorsunuz mesela. Ya da yatak odasındaki dolapların içine mücevherlerinizi koyabileceğiniz özel gözler ekleniyor. Ayrıca isteğe göre siz de gizli bölmeler ekletebiliyorsunuz.
     
İskemleye dört ayak eklemek tasarım değil
      Göze hitap eden ürünlerde fonksiyon kadar görsellik de önemli. L şeklinde bir iskemleye dört ayak ekleyip, buna tasarım objesi denmesini doğru bulmuyorum. Tasarımcı olmak uzun soluklu bir şey. Her mobilya yapan tasarımcı olamaz.
     
Vengenin modası geçti
      Mobilyalarda ağırlıklı olarak Kafkasya ve Azerbaycan’dan gelen ceviz ağaçlarını kullanıyor. Koleksiyona orta koyulukta doğal renkler hakim. Parlak lake ve çeliğin de ağaçlarla birlikte kullanıldığı ürünler var.
     
     Sandalye ve çalışma masalarında da natürel ağacı tamamlayıcı olsun diye deri tercih edilmiş. Karaaslan, her şeyde olduğu gibi tasarımın da modası olduğunu anlatıyor: "Bu yıl koyu renk ağaçlar moda değil. Venge ağacı ve renginden kaçış var. Ağacın yalın, doğal halini tasarıma yansıtmak tercih ediliyor."
     
Evim Dergisi 1. yılını 100 bin sayı ile kutluyor
      Pratik ev fikirleri ve alışveriş dergisi Evim, 1 yaşına bastı. Bundan bir yıl önce yaratıldığında amaç, mevcut dekorasyon dergilerine alternatif bir okur grubu oluşturacak, daha fonksiyonel, daha gerçek, daha sıcak, daha ekonomik, daha çözüme yönelik bir dergi yaratmaktı. Başardılar da.
     
     2,90 YTL’lik fiyatı içeriğin de mesajını veriyor: Öneriler gerçekten hızlı ve kolay bir şekilde uygulanabiliyor, tüm ürünler Türkiye’de bulunuyor üstelik fiyatları el yakmıyor. Bir yandan da trendlerden geri kalmıyor, günü kurtarmaya yarayan değil, kalıcı çözümler sunuyor ve evinizde kakofoniye sebep olmuyor.
     
     En kısa tabiriyle, bütçesini düşünen ve ayakları yere basanlar için bir dergi oldu. Evim’in dekorasyon dünyasında yeni bir kulvar yarattığının kanıtı, 57 bin ile başlayan ve artan satış rakamları. 1. yaşını kutlayan derginin mart sayısı 100 bin adet basıldı.
     
     Bu sayıda, farklı bütçeler için salon düzenlemeleri, antre çözümleri, tablolarınızı nasıl asabileceğinize dair öneriler, kitap okuma köşeleri, eskileri değerlendirme yöntemleri, 250 YTL’ye stil zenginleştirme fikirleri, Çukurcuma alışveriş rehberi gibi konular işlendi.
     
Kaynak: Hürriyet
Google
Google



Reklam vermek için...